demokrat parti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
demokrat parti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ağustos 2017 Çarşamba

Yakın tarih hiç de sandığınız gibi değil. İsrail'i Türkiye üzerinden kurdular. | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, sabetaycılar, gizli yahudiler, israil, masonlar, Adnan Menderes, siyonistler, demokrat parti, Haçlı Seferleri, bilinmeyen gerçekler, akp'nin gerçek yüzü,


Sembolik devlet İsrail’i, İçimizdekiİsrail, Türkiye üzerinden kurdu.



Yakın tarih, hiç de siz anlatıldığı gibi değil...



1946: Sembolik, hukuksuz ve işgalci bir İsrail devletinin ilan edilmesine ramak kala, bol bol Yahudi nüfusu gereken Filistin'e kanun dışı yollardan girmeye çalışan Yahudilerin önemli rotalarından biri de, yönetimi çoktan Sabetaycı gizli Yahudilerin ve Masonların eline geçmiş olan Türkiye ve Türkiye'nin de özellikle kara suları oldu.


İktidarda, Sabetayistlerin rejimle hatta devlet ile özdeşleştirmek istedikleri Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) vardı ama 1950'de iktidara gelen Demokrat Parti (DP)'nin ve Sabetaycı gizli Yahudi Adnan Menderes'in de politikası bundan farklı değildi. CHP, İsrail'in kurulması, ilan edilmesi için her taktik manevrayı yaptı. DP ise İsrail'in varlığının devamı için, ülkemizin siyasetinin ve bölge siyasetinin İsrail'in varlıkta kalmasına uygun şekilde düzenlenmesi için gereken her şeyi yaptı. Zaten CHP de DP de aynı alfabenin harfleriydi. Şu anda da CHP, AKP, MHP, hepsi aynı gizli Yahudi ve gizli Ermeni teşkilatların ve Masonların projeleri... Danışıklı dövüşüp Siyonizmin dünya menfaatleri için gereken ne ise onun gerçekleşmesini sağlıyorlar.

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB)'nin yayılmacı politikası olmasaydı, Sovyetler Birliği İsrail denilen işgal devletine karşı olmasaydı, Türkiye'de hiçbir zaman DP dönemi olmayacak, idaremizi hile ve ihanetle ele geçirip devlet terörü ile halkı yıldıran hainler, hiçbir zaman DP'yi kurmayacak, buna ihtiyaç duymayacaklardı. Ülkemizde o dönem Komünizm/Sosyalizm büyük bir hızla yayılıyordu, CHP eli ile dinsiz bırakılmış toplum kolayca Komünizme kayıyordu ve Türkiye de devlet olarak Sovyet bloguna yaklaşıyordu. Bu nedenle, panik hali ile İsmet İnönü'ye ilk İmam ve Hatip mekteplerini, hatta mektep de değil, kurslarını açtırdılar. Bir an evvel Türkiye'de dini serbestlik olmasını, Komünizm akımının boğulmasını planladılar. Bunlar, yılların dinsiz, din/İslam karşıtı kadrosu tarafından yapılınca çok tuhaf oluyordu ve daha samimi bulunacak, daha inanılacak ve daha hızlı tesir gösterecek surette dini serbestlik vermek için kendi aralarından kişilerle DP projesini gerçekleştirdiler. Sözde DP, CHP'yi ve İnönü'yü yendi, ona rağmen ve orduya rağmen ve Mason teşkilatına rağmen ve dünyada güç elde etmiş Siyonist teşkilatlara rağmen ve devletin her yerine sızmış on binlerce Sabetaycı gizli Yahudi'ye ve gizli Ermeni'ye rağmen, herkesin bileğini büküp, bunların hepsini bir anda çaresiz bırakıp İslami serbestlik verdi.

22 Eylül 2013 Pazar

Adnan Menderes 'İdam edileceksin.' diye uyarılmıştı



“2000’li yılların başında bir yaz günüydü. Vazifeli olduğum Tatvan Saadet Camii içinde Sıbyanların dersindeyken birisi cami içerisine girdi ve dedi ki “Hocam dışarıda sarıklı, sakallı bir zat sizi çağırıyor.”

Çıktım baktım ki Bitlisimizin Nurşen(Güroymak) ilçesinden Şeyh Abdurrahman Taği (k.s) ailesinden birisi. Yanına vardım. Selam ve hasbühalden sonra bana sordu:

“Sen Mela (Molla, Hoca) Mesut musun?”
Ben de,“evet” dedim.

Ardından,“Sen Süleymancı mısın?”diye sordu.

Ben de,“Hayır efendim. Ben Süleymanlıyım; elhamdülillah!”deyince,

“Süleymancı nedir? Süleymanlı nedir?” diye sordu.

Cevaben:“Süleymancı din, mezhep, meşrep v.s manalara gelmesi muhtemel bir durumdur. Fakat Süleymanlılık bir aidiyettir. Bizim dinimiz İslam, mezhebimiz Ehl-i Sünnet vel-Cemaat, meşrebimiz Nakşîliktir. Hem Süleymanlılık Kamil ve Mükemmil bir Mürşide intisabdır.” dedim.
Bu sözlerime daha çok memnun oldu.

Yapmış olduğum açıklamaya müteakip (Daha sonra 1968 yılında vefat eden Şeyh Nasır Kocaman’ın oğlu Şeyh Abdullah KOCAMAN olduğunu öğrendiğim) bu zat şöyle dedi:

“Senin Şeyhin Süleyman Hazretleri ile de alakalı benim yanımda bir hatıra vardır. Ben yaşlı ve hasta bir adamım sana bu hatırayı anlatayım.”
Devamla,“Sen İstanbul’da lezzet lokantası var bilir misin?” diye sordu.

“Bilirim” dedim.

Şöyle devam etti:

“50’li yılların sonuna doğruydu. Ben babam Şeyh Nasır ile beraber bir sağlık meselesinden dolayı İstanbul’a gitmiştik. Lezzet lokantasında Adnan MENDERES ile babam Şeyh Nasır sohbet ettiler."
Bir ara Menderes:‘Şeyhim İstanbul’da büyük âlim ve şeyh Süleyman Efendi(k.s) vardır. Seni onunla tanıştırayım mı?’ dedi.
Babamda ‘iyi’ olur dedi.

Derken Süleyman Efendi arandı. Ama gelmedi. Bu defa Başvekil aracını gönderdi. Süleyman Efendiyi getirdiler. Şeyh Süleyman (k.s) içeriye girdi. Oldukça heybetli sanki biraz da celalliydi ve bir Başvekile gösterilen tazim v.b hali göstermedi. Normal bir muamele gösterdikten sonra hal-hatır soruldu. Ardından Adnan MENDERES babam Şeyh Nasıra dedi ki:

‘Şeyhim, Süleyman Efendi bize kırgındır. Bizi barıştırır mısın?’

Bu söz üzerine Şeyh Süleyman Efendi (k.s) şecaatle:

16 Ağustos 2013 Cuma

Bu bilgiyi gömün!



Sözde, Menderes, İsmet İnönü gibi birini devirmiş... Sözde, Menderes, Mustafa Kemal'in devrimlerine karşı sessiz devrim yapmış...

Eğer hal böyle ise, neden İsmet İnönü gibi ağzından Allah kelamıı bile çıkmayan biri, sözde İslamcı menderes'in güpegündüz Başbakanlık eskortları ile zinalara gitmesine, hatta kocaları evdeyken bu kadınların evlerine zina etmeye gitmesine hiç ses etmemiş? Aynı anda onlarca metresi olmasına neden tepki koymamış?

İsmet İnönü'ye;

- Efendim! Bu çok büyük bir açık. İki günde alaşağı ederiz artık Menderes'i...

diyenlere neden İsmet İnönü;

- Böyle bir şeyi ne ben duydum. Ne siz söylediniz. Bu bilgiyi gömün.

demiş?

Aynı bu gün olduğu gibi o gün de yaşanan her şey bir tiyatro. İnönü devrilmedi. Menderes Atatürk devrimlerine karşı devrim falan yapmadı.

Menderes'in kendisi Sabetayistti. Kabineleri de Sabetayist, kripto Yahudi ve kripto Ermeni doluydu. 5816 sayılı Atatürk'ü koruma kanununu bile Menderes çıkarttı. Menderes devrinin Cumhurbaşkanı Celal Bayar bir Kripto Yahudiydi. "Bizim bu İslami serbestlik sağlayan kararlarımıza bakıp da şeriat geri gelecek diye sevinenler var. Şu çok iyi bilinsin ki biz şeriatı bir daha getirilemeyecek surette gömdük geçtik." mealinde konuşmalar yapıyordu bu kripto Yahudi Celal Bayar...

Peki dönen tezgah neydi?

Bu güne değin en çok tıklanılanlar